
TBMM Sağlık Komisyonu’nda Gazze İçin Kritik Toplantı: Deklarasyon Ve Sağlık Koridoru Çağrısı
ANKARA / TEKHA
Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Sağlık, Aile, Çalışma ve Sosyal İşler Komisyonu, Gazze’deki sağlık krizini değerlendirmek üzere toplandı. AK Parti Ankara Milletvekili Vedat Bilgin başkanlığında gerçekleşen oturumda, bölgedeki insani dram ele alınırken uluslararası mekanizmaların harekete geçirilmesi, ortak deklarasyon yayınlanması ve Gazze’ye sağlık koridoru açılması yönünde adımlar tartışıldı.
Filistin Ve Bölgedeki İnsani Kriz Masaya Yatırıldı
Toplantının açılış konuşmasını yapan Komisyon Başkanı Vedat Bilgin, dünyada ve bölgede kritik gelişmelerin yaşandığına dikkat çekerek şu değerlendirmelerde bulundu:
“Dünyada ve bölgemizde kritik gelişmeler oluyor; bunların başında belki de insanlık tarihi açısından en vahim olanı Filistin’de, Gazze’de yaşanan olaylar. Bu olayların devamında Amerika’nın ve İsrail’in bölgemizde neredeyse bin yıldır komşuluk ilişkilerimiz olan ve aramızda ciddi bir hiçbir sorun olmayan İran’a saldırıları bütünüyle bölgeyi sarsan neticeler doğuruyor. Dış politika açısından bunların muhtelif boyutları vardır ama biz ona girmeyeceğiz. Bizi doğrudan doğruya ilgilendiren tarafları var; bu taraflardan biri sağlık sorunları. Bu savaşların en büyük sonucu insanların hayatını kaybetmesi; ciddi yaralanmaların, insanların savaş sonunda sakat kalmaları dahil tedavilerinin imkansız olduğu şartların ortaya çıkması ki Gazze’de bırakın yaralanmayı, tedavi şartlarını, bütünüyle sağlık hizmetlerinin sürdürülmesini ortadan kaldıran bir vahşet var. Siyonizm belki de insanlık tarihinin Nazizm’den sonra, faşizmden sonra gördüğü en korkunç ideoloji çünkü Siyonizm’in ideolojisini incelediğimiz zaman merkezinde şöyle bir şey var; neredeyse Yahudilerin dışında hiç kimseye hayat hakkı yok, efsanelere dayanan bir arz-ı mevud hikayesi anlatılıyor. Bunun ne insanlıkla, ne tarihle hiçbir gerçeklik tarafı da yok”
İsrail Tarafından Alıkonulan Doktorun Oğlundan Duygusal Mektup
Komisyon toplantısında DEM Parti Kocaeli Milletvekili Ömer Faruk Gergerlioğlu, Gazze’de İsrail güçlerince tutuklanan Doktor Hüsam Ebu Safiyye’nin oğlu İlyas Hüsam Ebu Safiyye tarafından gönderilen mektubu okudu. Mektupta, 575 gündür esaret altında bulunan doktorun ağır işkenceye maruz kaldığı ve hayati tehlikesinin bulunduğu belirtildi.
Gergerlioğlu’nun okuduğu mektupta şu ifadeler yer aldı:
“Sayın TBMM Başkanı ve değerli milletvekilleri, bugün bu mektubu bir sözcü ya da aktivist sıfatıyla değil, babasını her an kaybetmekten korkan bir evlat olarak gönderiyorum. Ben İlyas, hayatını Gazze’deki çocukları ve hastaları kurtarmaya adamış olan Doktor Hüsam Ebu Safiyye’nin oğluyum. Babam bugün hiçbir suçlama yöneltilmeden 575 gündür esaret altında tutulmaktadır. Sağlık durumu her geçen gün kötüleşirken kendisini koruyacak veya içinde bulunduğu koşulları denetleyecek gerçek ve bağımsız hiçbir mekanizma bulunmamaktadır. Babamın maruz kaldığı muamelenin bütün gerçeklerini bilmiyoruz çünkü onunla iletişim kurmamız ve sağlık durumundan emin olmamız engellenmektedir. Elimizde yalnızca avukatının çok seyrek gerçekleşen ziyaretlerinin ardından bize aktardığı bilgiler bulunmaktadır. Son aldığımız bilgiler ise son derece sarsıcı ve yıkıcıdır. Avukatımız babamın Rakefet Cezaevinde, yer altında bulunan bir hücrede ve tek başına tecrit altında tutulduğunu bildirmiştir. Babamın demir bir çekiçle dövüldüğünü, işkence izlerinin vücudunda açıkça görüldüğünü ve maruz kaldığı şiddetin ağırlığı nedeniyle bedeninin tanınmayacak derecede zarar gördüğünü, morarmalar gördüğünü aktarmıştır.”
Gergerlioğlu, doktorun acil ameliyat ile tıbbi tedaviye ihtiyacı olduğunu ancak bu yönde hiçbir adım atılmadığını vurguladı.
Uluslararası Topluma Ve TBMM’ye Yardım Çağrısı
İsrail’in Gazze’deki sağlık sistemini bilinçli olarak yok ettiğini ifade eden Ebu Safiyye, mektubunun devamında Meclis üyelerine şu sözlerle seslendi:
“İsrail yalnızca babamı tutuklamak ve ona işkence etmekle yetinmedi, kardeşim İbrahim’i öldürdü, kardeşim İdris’i göğsünden bir keskin nişancı kurşunuyla yaraladı, babamı da yaraladı ve ardından hiçbir suçlama yöneltılmeden acımasızca işkence edilmek üzere esir aldı. Hayatımız elimizden alındı, güven duygumuz çalındı, artık tek bir gün bile korku içinde yaşamadan geçmiyor. Her an taşıyamayacağımız kadar ağır bir haber getirebilecek bir telefon bekliyoruz. Bugün sizler, bölgemizde adaletin ve vicdanının sesini temsil ediyorsunuz. İnsanlık adına ve Türkiye Cumhuriyetinin her zaman savunduğu değerler adına sizlere sesleniyorum; lütfen çok geç olmadan babamın hayatını kurtarmak için elinizdeki tüm siyasi, diplomatik ve insani imkanları kullanarak harekete geçin. Babamın bağımsız uluslararası kuruluşlar tarafından ziyaret edilmesine izin verilmesi, acil tıbbi tedaviye erişiminin sağlanması, maruz kaldığı işkence ve ihlallerin durdurulması ve serbest bırakılması için baskı kurmanızı talep ediyorum. Sessizliğin, bu trajedinin ortağı haline gelmesine izin vermeyin sayın milletvekilleri. Babamı kaybedersem yalnızca bir babayı değil ailemden ve umudumdan geriye kalan son şeyi de kaybedeceğim. Lütfen, çok geç olmadan babamın hayatını kurtarın. Teşekkür ederim.”
Küresel Diplomasi Ve Ortak Deklarasyon Önerisi
Görüşmelerin ardından yeniden söz alan Komisyon Başkanı Vedat Bilgin, atılacak adımlara ilişkin şu öneride bulundu:
“Ben şöyle bir şey düşünüyorum; bir defa bir deklarasyon yayınlayalım. Bu deklarasyonu kamuoyuyla paylaşalım ve bu deklarasyonu Türkiye’nin irtibatta olduğu dünyadaki parlamentolar arası bir ilişkiye dönüştürmek için sağlık komisyonlarıyla bu deklarasyonu paylaşalım. Sonrasında bunu Birleşmiş Milletlere iletelim. Sağlık Bakanı ile birlikte neler yapabileceğimizi de değerlendirelim”
AK Parti Elazığ Milletvekili Erol Keleş ise sürecin uluslararası alanda duyurulması gerektiğine işaret ederek, “Benim bir önerim olacak. Belki de bu deklarasyonu TBMM’de uluslararası basının da katıldığı bir basın açıklamasıyla da deklare edebiliriz diye düşünüyorum” dedi.
Gazze Sağlık Zirvesi Ve Koridor Talebi
Yeni Yol Partisi Denizli Milletvekili Sema Silkin Ün de Türkiye’nin öncülük etmesi gerektiğini savunarak şu ifadeleri kullandı:
“Bizim bir deklarasyon yayınlamamız elbette değerli ama Türkiye’ye yüklenen misyonda; Bunu tek başına bizim yapmamızın çok bir karşılığı olmayabilir ama öncülük etmemiz gerekir, bizden beklenen öncülük etmemizdir. Bence parlamentolar arasında bir hat açılmalı yani Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin yayınlayacağı ilk deklarasyonla parlamentolar arasında bir hat oluşturulmalı. Meclisimizde yine Meclis Başkanımız ve sizlerin girişimiyle ‘Gazze Sağlık Zirvesi’ yapılmalı. Bu zirveden bir açıklama yapılmalı ve buna dünya parlamentolarından katılımlar sağlanmalı. Bunun nihai amacı, Gazze’ye sağlık koridoru açma olmalı. Bu Sağlık Komisyonu’nda çok problem var ama Komisyonumuzun işlevi gereği, Gazze sağlık koridorunu açma işlevini yerine getiren bir parlamentolar arası iş birliğine öncülük etmeliyiz. Bunun daha fazla geciktirilmemesi g”




